MUTE SAVAŞI

  Mute Şam diyarında  Kerek şehrinin güneyinde Belka’ya bağlıdır. Hicretin 8.yılı Cumâdelûlâ ayında savaş cereyan etmiştir. Müslümanların Rumlar ile yaptığı ilk savaştır. Kudaa’nın Kelp kabilesi, Devmetü’l-Cendel’deki Müslümanları sıkıştırıyor ve Şam’dan Medine’ye tüccarlara sıkıntı veriyordu. Bir çeşit iktisadi ambargo uyguluyordu. Resul-i Ekrem Hicretin 5.yılında Kelb kabilesine bir sefer düzenlemiş ancak ulaşmadan onlar kaçmıştır. Ayrıca Cüzam ve Lahm kabileleri elçilik görevi yapan Dihyetü’l-Kelbi’nin yolunu kesip ve yanındakileri almışlardır. Zeyd bin Harise Vadi’l Kura’ya gittiğinde Mezhic ve Kudaa kabileleri düşmanlıkta bulunmuştur. Hudeybiyeden sonra düşmanlıkları atmıştır. Rasulullah Haris bin Umeyr el-Ezdi’yi Busra hakimine gönderdi ancak onu katlettiler. Resululahın elçilerinden öldürülen  birtek odur. Bunun üzerine Zeyd bin Hariseye üç bin kişilik bir ordu hazırlandı ve Seniyyetü’l-Veda denilen yere kadar Resulullah onlara eşlik etti ve şöyle dedi: “Zeyd bin Harise şehid olursa Cafer bin Ebu Talib; o da şehit olursa Abdullah bin Revaha geçsin. O da şehit olursa Müslümanlar içinden birini seçsin” dedi.

Busra hakimi Şurahbil orduyu duyunca asket toplamaya başladı. Rum Kayserinden yardım istedi. Böylece Şam Arapları ve Bizans askerlerinden .ok büyük bir ordu kurdu. Kardeşi Sudûs bin Amr’ı bir miktar süvariyle gönderdi ve Vadi’l-Kura’da İslam ordusuyla karşılaşan Sudûs bozguna uğradı ve öldürüldü. İslam ordusu Mean’a vardığında yüz bin kişiden fazla bir ordunun üzerine geldiğini haber aldı. Bunun üzerine komutanlara durgunluk geldi. “Bunu Resul-i Ekrem’e yazalım da gelecek cevabı bekliyelim” dediler. Fakat Abdullah bin Revaha cesaret verici sözler söyledi ve tevekkül ederek ilerlediler. Mute denen yere vardıklarında düşman göründü. Sayıca çok kalabalıktılar üç bin kişilik bir orduyla karşı koymak imkansızdı. Geri çekilmekde çok zordu.

Zeyd bin Harise sancakla beraber şehit oldu. Sancağı Cafer bin Ebu Talib aldı oda şehit oldu. Hatta sağ ve sol eli kesildi. Sancağı Abdullah bin Revaha aldı oda şehit oldu. İslam ordusu bozularak geri dönerken Halid bin Velid engellemeye çalıştı. Daha sonra Kutbe bin Amir “Ey Müslümanlar! Kaçarken ölmektense pençe pençeye erkekçe vuruşarak can vermek hayırlıdır” diyerek, bozgun askeri geri çevirdi. Hepsi gelip Halid bin Velid’in yanına toplandılar. Sabit bin Akram sancağı ona verdi. Hz Halid, kabul etmeyip “Sen;ona benden daha fazla layıksın. Çünkü benden yaşlısın, hem de Bedir Harbinde bulunan ashabın ulularındansın” dedi. Sabit de ona “Sen, harp sanatını daha iyi bilirsin. Ben sancağı sana vermek için aldım dedikten sonra “Ey Müslümanlar! Halid’in kumandanlığına razı mısınız?” dedi. Herkes kabul etti. O gün direnildi hatta Halid bin Velid’in elinde dokuz kılıç kırıldı.

Düşman diğer gün kuşatıp İslam ordusunu bitirmeyi amaçlıyordu. Sabahleyin Halid bin Velid şöyle ki: Öncüleri artçı ve artçıları öncü yaptı. Sağ kanattaki askeri Sol, sol kanattaki askeri sağ kanata aldı. Düşman bölükleri farklı asker görünce yardım geldiğini zannetti ve hz.Halid onlara ani bir saldırı yaptı. Düşman bozuldu ve birçok silah bırakıp geri çekildi. Fakat düşmanın gerisi çoktu hedef orduyu kurtarmaktı. Hz Halid bu fırsatla geri çekildi. Harp konusunda büyük bir sanatkarlık gösterdi. Ardından Medineye gitti. Mute’de muharebe olurken Resulullah gözüyle seyreder gibi ne olduğunu biliyordu. Mescidde ashabıyla oturuyordu. Zeyd bin Harisenin şehit olduğunu söyledikten sonra biraz sustu. Gözlerinden yaş akarak Cafer bin Ebu Talib oğlu Cafer’in ve Abdullah bin Revaha’nın şehit olduğunu söyledi. Sonra “Allah’ın kılıçlarından birisi olan halid, sancağı aldı ve iş onun sayesinde fetholdu.” Dedi Halid bin Velid bundan sonra “Allah’ın Kılıcı” olarak anıldı.Cafer’in kesilen ellerine karşılık Allah ona iki kanat verdi. Cafer bundan sonra “Cafer-i Tayyar” yani Uçan Cafer olarak anıldı.

 

Ahmet Cevdet Paşa,Son Peygamber Hz. Muhammed, Ankara 2018.

Prof. Dr. Ali Muhammed Sallabi, Siyer-İ Nebi 2, İstanbul 2015.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir